Öykü dünyam

KÖR KUYULAR

23 Eylül 2013

Uzun yıllardır aklımdan çıkmıyor. Sevgi, şefkat, ilgi göstermenin zarar vereceğini kabul etmem mümkün değil…

“Bırak abi, alıştırma onu böyle şeylere…”

Bu sözleri söyleyen 10 yaşlarında mahalle çocuğu ve hayatın acı gerçeğinin vicdanıma, yaşantımın sisler içindeki bir tarafına yerleşmesi…

Motorsikletimle az daha vuracak, belki de hayatına neden olacaktım , korkudan bahçe duvarına sinmiş bu çelimsiz çocuğa…

Son anda vurmaktan kurtardım. Motorsikletimle birlikte yerlerde süründüm. Telaşla ve korkarak ayağa kalktım. Hemen çocuğu bakındım …

Sıska, çelimsiz çocuk ağlıyordu. Hemen sorularımla, başını şefkatle okşayarak, vurup vurmadığımı anlamaya çalıştım. Neyse ki, vurmamıştım…

Gözlerinden sicim gibi yaşlar geliyor ve korkudan çelimsiz vücudunu daha da küçülterek , köşeye sinmiş, gözlerini gözlerime dikerek sessiz sessiz ağlıyordu.

Rahatlamıştım ama ağlaması içimde fırtınalar yaratıyor, sevgi sözleri ile teskin etmeye, kazanın yarattığı korku girdabından çıkarmak için tatlı sözler, şefkatli gülümsemelerle çocukla konuşmaya çalışıyordum.

Etrafımızı saran oyun arkadaşları ise bizi gülümseyerek izliyorlardı …

Acaba hastaneye götürmeli miydim ? Acaba korktuğundan veya olayın heyecanından dolayı kendisine çarptığımı söylemiyordu ?

Arkadaşlarının da söylediği gibi,neyse ki vurmamıştım…

Mahalle çocukları ile konuşarak kendimi biraz olayın etkisinden kurtaracağımı düşündüm. Oyun arkadaşlarının gülümseyerek bizi seyretmeleri, beni biraz rahatsız etmişti.

Neden güldüklerini, biraz da sert ifadeyle, sordum. O zaman anladım ki , arkadaşlarının gülmelerinin asıl nedeni , babasının bu olayı öğrendiğinde sıska çocuğu esaslı döveceğini bilmeleriydi.

– Babasından fena dayak yer,abi…Ağlaması da ondan, motorsikletin çarpmasından ağlamıyor, merak etmeyesin..

Çok şaşırdım ve neden babasından dayak yeyeceğini sordum.

– Mahallede başına bir iş gelince babası çok fena döver abi, sen olsan ağlamaz mısın ?

Ben , babasına olayı anlatarak  suçlunun onun olmadığını söyleyebileceğimi ve çocuklara evlerinin nerede olduğunu sordum. Anasının , babasının işte olduklarını ve bu saatte bulamıyacağımı söylediler.

Çocukları,bu olayı babalarına anlatmamalarını sıkı sıkı tembih ettim ve yoluma devam etmeğe karar verdim.

Aklımda çocuğun çaresiz hıçkırıkları , bu olayın eninde sonunda babasının kulağına gideceği gerçeği ile ve şefkatin, anlayışın kör kuyuda gizlendiği ev ortamında küçük ve sıska vucudda patlayan şamarlar ve de neresine olursa tekmeler olarak ineceği, damla damla gözyaşlarına enden olacağını düşünerek

gün boyu vicdanımla baş başa kaldım.

Acaba şefkat, ilgi göstererek yanlış mı yapmışdım , gerçekten ?

23.09.2013 İstanbul

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: